Sararınca yaprakları evvel zaman göçlerinin hele hele
Bir köy atılır yabana Tuna boylarında selzede
Adı Akpınar
Ak pınarlarında karasevdalı kızlar çeyiz yıkar.
Esince pelin kokulu akşam yelleri asmalı bahçelerde
Yıllanmış bir hüzün çöker terkedilmiş evlere hane hane
Oyalanıp durman bu yâd ellerde niye?
Baba ocağından kalkar gelir bu çağrılar
Tozlu yolun taşı, topacı bile hasretinden çatlar...
O GECE
o gece ile başladı her şey ve o hep o gece
kirlendi mumların aydınlığı şamdanlarda
o gece yağmalandı ekmekteki umut
ve hep o gece kazaen öten horozun sesinde
bozuldu ebedî sükût
ve Kurt Pınar üstünden eserken Dobruca’nın poyrazı
yediden yetmişe Koyunlu köylüler
köy meydanına dikildiler
adlarını savunuyorlardı adlarını
ve Sarı Saltuk Baba’dan kalan mirası...
adları suydu, ekmekti, topraktı, taştı
köy meydanı dolup dolup taştı, taşıp şaştı...
ay habersizdi bulutlar koynunda
deniz uzak ve kirliydi
çocukların ve balıkların rüyalarına
kirli sular akıyordu bir yerlerden
ay kara, deniz kara, dünya kara
Koyunluköy köy meydanı kapkaraydı
ve hep o gece - Dobruca...
Yorumlar
Henüz yorum yok.
Giriş veya Kayıt — yorum yazmak için.