Unutmaz, çiçeği, yapracığı ile hemhal olduğu ânı

güzel havayı; tutacağı-açacağı-kokacağı dil/imini

ak/ân hesabıyla bilir, yaşamaya hoşluk katacağını

evet, dikeli dileğiyle yapracığının sezişiyle beyaz

varlığını görünür kılandır akasya asi iksir küpüyle

ben demedim Kırcali’nin yabanarıları ünledi ol/anı

ve bu ilacı; us/ta anılarca sevecen filiz ruhuma şen

seslenişi, gülümseme resmi dallarının, kutsal tatla

yaşam esini akasya, unutmaz mevsimini, gel/işini

cismiyle solur, iklimini yurdunun ve dünya içinin

“seni sevdim en çok, kalbimdeki tıp-tıp haz çiçeği”

gör, atlas yüzeyinin damla ile ışık ile seviştiğini der

unutmaz gelip-geçip gittiğini ve yine apak geldiğini

tekrarın tekrarına teşne, büyülü hızınca gençliğin

lezzet toplamanın kutsal dilini öğretir biteviye; ânı

doğa için, evren için ezberinde taşır barışı ve aşkı

mevsimini şaşırmaz asla, kuşlarını, rüzgârını tanır

güneşi söyler Kırcali parklarında bürümcük falları

susar dal uçlarındaki kutsal dirençle, efsane zamanı.