Elinizdeki 16. sayının hazırlanma aşamasında

dergiye ulaşan yazı, şiir ve öykülerin bolluğundan

duyduğumuz hoşnutluğu, sevinci paylaşmak iste￾rim. Belli ki güz sayısı da bereketli olacak…

Bulgaristan Türk Edebiyatı Doç. Dr. Atıf Ak￾gün’ün akademik çalışmalarında özel bir yere sahip.

Şair Naim Bakoğlu’nun yaratıcılığına ilişkin incelemesinin ikinci bölümünü sunuyoruz.

Fotoğraf sanatçısı olarak tanıdığımız Reyhan Ferad, Rodoplar’a olan sevgisini bu defa şi￾iriyle ifade ediyor.

Yazan insanın (okuyan da eklenebilir) edebiyat ve coğrafyayı nasıl güzel birleştirebile￾ceğini vurgularcasına usta yazar Mehmet Alev memleket coğrafyasının “selâmsızlaşması￾na” değinmekte. Padişahlar şehri İstanbullu Bulgarlar’ın tarih ve kaderlerine ilişkin ayrın￾tıları Hasine Şen Karadeniz’in kaleminden okuyabilirsiniz. Aynı o “padişahlar şehri”nde

yıllarını geçirmiş olan Petko R. Slaveykov’un Sultan Abdülaziz için yazdığı methiyeyi,

belki de ilk defa Prof. Dr. Sava Sivriev’in yazısından okuyacaksınız.

Coğrafya ile edebiyatı başka bir potada birleştiren Filibe doğumlu Dr. Hristo Boev, Ru￾men yazarların eserlerinde Balçik şehrinin Doğu’ya dönük yüzlerini görmemizi sağlıyor.

Öykülerini Bulgarca kaleme alan Mümün Tahir ise doğup büyüdüğü yörenin ebedi al￾fabelerini anlatarak ölümsüzleştirmekte. Ve usta, ve çırak şiirleriyle hemhal olacaksınız.

Yaz sıcağını serince bir “sözevine” dönüştürmeniz dileğiyle, iyi okumalar, efendim...