Eskiden hep öyleydi türk filmleri
siyah-beyaz
onlar hayatın bizzat kendisiydi çünkü
siyah-beyaz da olsa...
kavuşmaya üç adım kala
esas oğlan
yere düşerdi genellikle
ağzında incecik bir kan
açık gözlerinde gencecik umutlar
hiç tükenmeyen
ve
avuçları alabildiğine kara toprak
ağanın kızı şaşkın şaşkın bakardı öyle...
Ve siyah-beyaz da olsa
gözlerinden baharlar toplardı sadri alışık
çolpan ilhan’ın
play-back yapmazdı pek / nedense
o zaman
very high society'e göre değildi bu masallar tabii
oysa
çarşamba'yı sel alsa bile
yârini ellere vermezdi
yıldıray çınar...
O zaman bütün kuşlar kanatsız uçarken
içimizde
yağmurlar bulut olmasa da yağar
türkân şoray her gece
eve dönmeyen sarhoş kocası için
sabahlara kadar için için ağlardı
ve o zaman bir de haydarpaşa
istanbulun girişindeydi daha...
ve beyoğlunda sinemalar vardı siyah-beyaz
şimdi istanbulun her yeri sinema
hem renkli, hem sinemaskop...
velhasıl dün
siyah-beyaz bir dünyada
rengârenk bir hayâtımız vardı
tadına doyamadığımız
ve
bizim olan...
Yorumlar
Henüz yorum yok.
Giriş veya Kayıt — yorum yazmak için.