Isıt ellerimi sev anam gibi
Nasırlı gönlüme sellerin sinmiş
Sal yağsın üstüme sev anam gibi
Yola taş dikilmiş gökler tıkanmış
Anamın gücüyle tut çıkar beni
Kara topraklara gömülmüş meyiller
Zandır aşk sevgilim öp anam gibi
Dünlerimi azat etmiş suskunluklar
Duvarlara asmış kayıp gölgemi
Kalbimde zerredir kalbindeki yokluğum
Efkârlara rağmen gül anam gibi...
İKİ UMUT ARASI
Kanadımı göğünde uçarken gördüm
Buldum bulalı imkânsızlığa beşaret
Kahrımı lütfe çeviren ellerin
İki umut arası hicran dolu hasret
Yarım kalan yol mu uzadı
unutulmuş seher vakti gülüşün mü
Beni ben eden içindeki gönlüm
İki umut arası medet dolu özündür
Çöller çoktan denizlerine ermiş
İki umut arası uyukluyor vicdanım
İçime çektiğim sensin her nefes
Beni ben eden sensin mehtabım
SANA EMANET
Bugün solumda izin sağıma uzanıyor
kaybolan nefesini göğüsüme saklıyor
Sana benziyor bu his yalnız ve mütteesir
kalbime ağırlamış sonsuz âlem-i emri
Gülüşün mü esti serçe mi uçtu
nedir kavuştuğumuz berzah umudu
Benim sıfatım mı senin misâli
Sen misin içimde hakkın sebebi
Bütünleştim sanki yamalarına rağmen
zemherilerim eridi senin yüzünden
Bütünümle âşık bütünümle de hasret
kanatsız bir kuşum sana emanet
BÜLBÜL-İ ŞÛRİDE
Karalanmış mektup sendeki mazim
Yirmi dokuz harftir esen suskunluk
Nağmesiz sazıma ne derdi umut
Söyle gönlümüzü nasıl unuttuk
Kundaklandım güle bülbül-i şeyda
Kalbim kanasa da adandım aşka
Kuru toprağıma ne derdi yağmur
Söyle susuzluğu nasıl unuttuk
Doğduğumdan beri sana seferim
Yirmi dokuz geçit kalbe kifayet
Karalanmış mektup sendeki mazim
Sessiz kalemime ne derdin gülüm
BEHRİN ŞOPOVA
Yorumlar
Henüz yorum yok.
Giriş veya Kayıt — yorum yazmak için.