Recep Küpçü, 1934 yılında Küklen’de doğmuş, Bulgaristan

Türkleri şiirinin medar-ı iftiharı, önemli bir şairdir. Vefatının

ellinci yılına ulaştığımız bu yıl, şiirlerinin okurla kurduğu ba￾ğın yarım asrı aşkın bir zamandır canlılığını koruduğunu gö￾rüyor, kendisini rahmetle anıyoruz.

Dr. Yasin Yavuz’un Türkçe, Dr. Aziz Nazmi Şakir –Taş’ın

Bulgarca olarak bu sayıya özel hazırladıkları yazılarla Recep

Küpçü şiirini bilenlere hatırlatmak, bilmeyenlerle tanıştırmak

istedik.

Dr. Sibel Mustafa – Raşidova ile Dr. Mümün İsov’un ma￾kalelerini okurken, Bulgaristan Türkleri edebiyatının tarihsel

dokusu içinde bugün yazılan şiir ve öykülerin ne denli gayretli

ve kararlı bir çizgide ilerlediğini bir kez daha fark edeceksiniz.

Bu edebiyat ki hiçbir zaman eğitiminin verilmediği, alınma￾dığı, yeterince desteklenmediği, ödüllendirilmediği bir coğrafyada salt anadilinde yazma, fısıldama

sevdasıyla yıllar yılı varlık göstermiş bir servettir. O nedenle fısıldıyor, zira zenginlik bağırır, servet

fısıldarmış. O nedenle Nöbettepe/Небет тепе kıyıya vuran deniz yıldızlarını suya atarak kurtarmayı

sürdürüyor; kültürel sürekliliği güçlendirmeye çalışıyor.

Yazarın, şairin ya da henüz yazarlık mertebesine ulaşmamış herhangi birinin neden yazdığı so￾rusu, ilk bakışta “anlatmak istediği bir derdi, dile getirmek istediği bir meramı vardır” şeklinde

cevaplanabilir. Ancak bu açıklama tek başına yeterli değildir. Yazanın asıl gayesi, kendisi için biricik

olan meseleyi; başkasının kendi söyleyiş biçimiyle ifade edemeyeceği sözü, yani kendi bakışını ve

duyuşunu edebiyatın incelikli imkânlarıyla dile getirmektir. Bu yüzden kimi zaman fısıldar, kimi

zaman terennüm eder, yeri geldiğinde haykırır... Genç kalemlerimiz Ahmed Ehliman, Sevcan Ra￾madan ve Zeliha İbrahim’in dizelerini bu gönül gözüyle okumanızı öneriyoruz. Bulgaristan Türkleri

Edebiyatının çağdaş ustaları Süleyman Yusuf, Durhan Ali, Hilmi Haşal, Hasan Efraimov ve Yahya

Akbulut ise eserleriyle genç kalemlere el verircesine sayıya katkı sundular. Her zaman olduğu gibi,

Bulgarca yazılar bölümünde günümüz Bulgar edebiyatının önemli ve Nöbettepe/Небет тепе dostu

isimlerinin eserlerini okuyacaksınız. Nöbet Şekeri köşesinin bu sayıda canlanması ayrıca sevindirici.

Yadigâr Haciyska’nın bu konudaki gayretinin, ülkemizdeki tüm Türkçe öğretmenlerine ilham ver￾mesini canıgönülden temenni ediyoruz.

İyi okumalar, efendim...