Sofyalı dostlarım Rıza Mollov ve Mefküre

Mollova’nın anısına

Eylüldü

Umudun kocaldığı

Özlemin genç kaldığı yerde

Bize biri bakarak güldü.

Eylüldü

Tarihin baltalandığı

Gerçeğin çalkalandığı yerde

Biri içinden yanarak güldü.

Eylüldü

Günlerin gece

Gecelrin bilmece olduğu yerde

Gülüşün ağlayış bilindiği yerde

Biri eski günleri anarak güldü.

YILDIZ

Sofya’da Yıldız

Gözlerindeki gençlikle

Gülümsedi:

Yıldız’dır adım

Düşerek boşluğa

Ay ile darılmış gecelerde

Özgürlüğü aradım,

Şimdi

Şiddetle yanıp

Şiddetle sönüyorum, dedi.

Sofya’da yıldız

Yanarak gülümsedi

Sönerek gülümsedi

HANGİ YEL ESER NEREDEN

Hangi yel eser, nereden

İnsan kaçınca kendi kendinden

Hiçe sayınca ben’i, öz’ü

Kara görünce karşısında

Kararmayan o dost gözü.

Ölüm terazisi tartınca yaptıklarını senin

Ve başkalarının isteğine bırakılınca tenin

Söyle

İçten mi, yapmacık mıdır bu telaş böyle

Söyle

Hangi yel eser son gün nereden

İnsan

mrü boyunca kaçtıktan sonra

Kendi kendinden.

***

Zorlamayın şiiri, yazılmaz

Çatmadan biçilmez buğday

Kar kalkmadan ekilmez tarla.

Zorlamayın şiiri, yazılmaz

Erkendir, tan sökmedi henüz,

İnci gibi sözlere.

Zorlamayın şiiri, yazılmaz

Doğanın eksiksiz uyumunda

Fırtına hâlâ kopmadı.

Sevmeden biri, gülmeden

Ya da ağlamadan

Yazılmaz, zorlamayın şiiri.

İSKENDER MUZBEG