bildiğiniz çırılçıplak bir ampulün
neyine vurulur pervane bilmem ki
kösnül bir yörüngeye serserice
kısrak taylar gibi koşulur
elmayı çürüten namussuzluktur
cennetlerin göbeğinde üstelik
isterikçe yazılmış aşk dizelerinde
merhamet ar-namus yoktur
kadının ıslak dudağı yağmur tutar
kırağı tutar ah tutar vah tutar
iliklerimize işler ayazlar
uzun zemheri gecelerinde
fay kayması gibidir lirik tümceler
sefa tutar gam tutar
don tutmaz
balık zokayı âdem talmutu yutar
en sıradan doğal yakarılarımız
masumdur aslında ama günah kokar
melankolik bir hüznün inmesi şehrin üstüne
bir çift köpek ulumasına bakar
hâlbuki uzun denilen gecenin siyahı
yârin zülfü kadardır
yine de kaçar uykusu şiirin
birer birer yanar
pencerelerde ışıklar
kar tutar şehri
uyku tutmaz
SERKAN TÜRK
bumerang
insan ne zaman yorulursa
göğsünde bin okyanus uyutur
uçurumdan düşen akşam güneşi
geç kalan boynunu büker bir çiçeğin
bir deri bir kedi kaldım dünyada
karanlığı kurutan kimsesiz ay
durdum düşündüm otobanları, yalnızlıkları
ey hayat şarjöründe kaç ölüye yer var
bazıları kendi kayıplarına kederlenirken
beni içinden atan sığamadığım odalar
kendime ettiğim yeminler bumerang
bir yığın ilaç sonra elmaların yanında
kaç sevincim kaldı şunun şurasında
bir senin gelişin, bir gülümseyişin
gün uzak bir dağ gibi dikiliyor aramızda
gölgeni de seviyorum gölgemle bir olunca
Hasadı değil, acıyı düşünüyorum.
Ne ekilen tohumun doğuşunu
ne de girdap gibi dönenerek
salt fırtına doğuran
kavşakları ve yönleri
umursuyorum.
Eğer ileri geri giderek de olsa
hayatta kalamazsak
teslim olmak zorundayız
o fırtınanın sessizliğine
çünkü biliyoruz:
devrimler çocuklarını yer
ve ekmek
biçilen buğdaydan yoğrulur.
Zemheride yeşile duran
hâlâ meyve veremeyen
bir incir ağaçı gibiyim
ve cennet de ne kadar uzaksa benden
ben de Aden bahçesinden o kadar
uzaktayım.
Özgürlük bir ütopyadır
ve ütopya - tabularla dolu
tek kurtuluş - sözlerin derinliği.
Bize kalan bulmak -
kelimeleri.
AYŞE RUBEVA
HASAT
Georgi Markov’a
Yorumlar
Henüz yorum yok.
Giriş veya Kayıt — yorum yazmak için.