Yankı taştan geldi

Bahar değildi henüz

Ama kış da değildi

Uzun değildi adlarınız

Ömrünüz gibi – yalnız

Bir dağ çeşmesindesiniz

Ve kala kaldınız

GÜNDÖNÜMÜ

ben ki sevda yanlısıyım

ince zamanın sivri uçlu öfkesini

gömmeliyim sancımın alt katlarına

sorgulamadan

pırlanta değerindeki birkaç saati

bayram temizliği sonrasını gözlerimin

inanmayabilirim hâlâ ve inatla

okunmuş gazete diyenlere

gökyüzü, vatan ve aşk için

kardelenin boyun açısındadır

acıları benim boyumun

umarsızca bükülmüşse de boynum -

sevda yanlısıyım büsbütün

GÖÇ

yer gök şimdi hep göç anne

hep ak tüller asıyorum düşümde

kalbini kilitlediğimiz

evin pencerelerine...

***

“J’ai plus de souvenirs que j’avais mille

ans.”

Baudelaire

Oğullar kına yollardı Bursa’dan

anaların ellerini yakan.

En kuytusundaydı anıların

Bursa’ya göçen oğullar.

Nicedir sesle gülmüyor o analar.

Ellerinde kolonyalı mendiller var.

Koyu tütün yeşili bakıyor babalar.

Ya Rabbi, ben yüz yaşında mıyım,

dedim.

Siz ayrılıyorsunuz buradan

ama biz gidiyoruz hepten,

büsbütün! - dedi, babam..