Sevgili Nöbettepe / Небет тепе oku-

ru, Kış sayımızla merhaba, efendim!

İnsanın unutulmaya karşı direnme

yollarından bir de edebiyattır. Türk

Dünyası’nın Balkanlar’ında, Bulgaris-

tan’ın Plovdiv şehrinde hayat bulan bir

edebiyat-kültür yaşamı nedir, nasıldır?

Burada Türkçe ve Bulgarca yayımlanan

bir edebiyat, kültür, sanat dergisinin

hazırlık aşamaları nasıl tanımlanır?

Teknoloji dünyasının kolaylık adına

harikalar yarattığı bir dönemde kağıt

üzerine, eski usul basılan bir derginin

yaşama ve okunma oranı nedir, hangi

etkenler ekseninde belirlenir? Tüm bu

sorular Nöbettepe / Небет тепе ’nin

yayın kurulunu ciddi olarak ilgilendiriyor bu günlerde. Önümüzü görmeye çalışıyoruz

bir anlamda, zira birinci yaşımızı tamamlamış bulunmaktayız.

Süreli basın- yayın alanında dirsek eskitenler her derginin bir gün kapanmayı, son

sayısını yayımlamayı göze alarak yola çıktığını söylerler. Doğrudur da. Dileğimiz bi-

zim için o tarihin çok uzaklarda olması. Ancak unutmayalım ki dergi sözcüğü Arapça

mecmua sözcüğünün Türkçedeki karşılığıdır. Dememiz şu ki kökünde cem yatar. Bu

anlamda Nöbettepe / Небет тепе dergisi toplanmak, beraber olmak, cemiyet halinde

soluk almak, dağınıklığımızı gözden geçirip derlenip toparlanarak ses verme gayemi-

zin ifadesidir...

Nöbettepe / Небет тепе dergisinin ilk sayısının müjdesi Sonbahar - 2018 olarak

çıkmıştı karşınıza. Geçen bir yıl içinde Bulgaristan Türk edebiyatının, sanatının ve ge-

nel olarak kültürün nabzını tutmayı esas bildik; sayfalarımızda Bulgarca yazan Türk-

lerin eserlerine yer verdik, Bulgar edebiyatının önde gelen modern yazarlarını yayım-

EDİTÖRDEN

ladık, Türk kültürüne ilişkin Bulgarca olarak kaleme alınmış araştırma ve incelemeleri

paylaştık.

Geriye baktığımızda bir yıl içinde “Bir Usta- Bir Çırak” Köşemizin şiir çıraklarının

sayfalarımızdan kanat açıp rüştlerini ıspatladıklarını görmekteyiz. Semiha Bekir, Bed-

riye Halis, İva Popova, Nevin Sadıkova, Fatme İbrahim bu köşemizde yer alan isim-

lerdi. Şimdilerde her birinin yayımlanan şiir kitaplarını edinebilir, şiirde katettikleri

mesafeyi görebilirsiniz.

Nöbettepe / Небет тепе dergisi bugüne kadar resim sanatına da ayrıca özel yer

vermesiyle dikkat çekti. Bulgaristan resim sanatını Türk ve Bulgar ressamlarının ka-

pak çalışmalarından ve sayfalarımızda paylaştıkları söyleşilerden okuduk. Bu sırada

Türkçe ve Bulgarca kaleme alınan birçok öykü ve roman kesitlerine de yer verdik. Tarih

ve dil-edebiyat konularında araştırma tutkunlarını Plovdiv’deki yazılı Osmanlı mirası

ile sözlü ve yazılı dil geleneklerimiz alanında emek veren yetkin kalemlerle tanıştırdık.

Yüzümüzü geriye çevirerek baktığımızda, sevinmemiz için birçok neden olduğunu fark

ediyoruz.

Yazar Oğuz Atay’ın çok sevdiğim bir öykü kahramanı da tam bu sırada çıkageliyor.

Esinlenerek Nöbettepe / Небет тепе adına iletiyorum: “Ben buradayım sevgili okurum,

sen neredesin, acaba?”...

Unutulmaya, unutturulmaya direnmek için, var olma adına “buradayım, okuyorum”

cevabını verenlerin çoğalması dileğiyle iyi okumalar, efendim.