yüksek ökçelerle

geçme kapımın önünden

ispinoz kuşlarım

çok ürküyor.

yüksek ökçelerle

geçsen kapım önünden

daha ne isterim ben

ah şu ispinoz kuşları

boynumu büküyor

SONBAHAR

Oymalı ceviz sandığında

Bir gömüttür saklısı

Mektupları resimleri

Ve kırışık bindallısı

Matemi hüznüyle

Solgun bir kadındır sonbahar

Naftalin kokulu çeyiz sandığında

İşlenmemiş günahlar

FATMA ATILGAN

GÜN BATIMI

Uzun yolun yorgunluğu

Çöküyor gün batımın sarı turuncu gövdesinde

Suya atılmış bir taş gibi ağır...

Bir o kadar dokunuyor kelebek çırpınışları

hafifliğin

Yükseliyor, yükseliyor...

Gün batımı rengi boğuluyor karanlık

havuzunda

Çekiyor karanlık

Girdap gibi kendince...

Ve hafifliğin ipekten masumiyeti titreşiyor ay

ışığında

Rehavetin tatlılığına tutunuyor

Uçuyor yorgunluğa inat

Rüyalar tadında uçuyor

Karanlığı yırtarak...

MUTLULUĞU YAKALA

Mıhlanmışsın gecenin mehtabına...

Hangi yöne çalışmakta zaman bilemezsin;

Süratle ileri mi gider kovalarcasına

Yoksa eski yılların duraklarına geri geri mi...

Ay ışığı perdeleri dökülür sicim sicim

Şeffaf tüller oynaşır yeşiller gölgesinde,

Mavilerde süzülür, derinlerde kaybolur

Usulca yanaşır, izinsiz oturur yüreğine...

Hayali sevdalar yaşanır, rüya sanırsın

Ruhun okşanır ipeksi dokunuşlarla...

Birden bir hüzün çöker üzerine, anlayamazsın

Kendinle kalmanın mutluluğu yansır gözlerine.