Sevgili okur, Nöbettepe’nin 10. sayısıyla, merha-
ba, efendim!
Her ne kadar “Beyaz ipek gibi yağdı kar” diyebi-
lenlerin sayısı çok olmasa da yağmadı da diyemeyiz,
değil mi? Uzunca süren, ılık bir sonbahardan sonra
kış kendini hissettirdi. Şair Ataol Behramoğlu’nun
bu dizesini coşkuyla yaşayamayanlar için kar ve kış
esintisini sayfalarımıza taşımaya çalıştık. Şakir Kur-
tulmuş’un, Habil Kurt’un, Tamer Çalışır’ın ve nöbet
şekerlerimizden Damla ile Cemile’nin dizelerinde kar tanelerini de, kışı da doyasıya duyumsayabi -
liriz. Halide Süleyman bu sayı için seçtiği fotoğraflarıyla sadece karı değil, buzu da taşıdı Nöbette -
pe’ye...
10. sayının kapak ressamı İvan Hristov-Groga’nın eserlerinin teması da karlı kış. İvan Hris-
tov-Groga ile yenice tanışmak üzere olanlar için galerist Olga Petrova’dan ressamın bir “portresini”
istedik.
Slav dillerinde Çargrad olarak da ifade edilen İstanbul’u, tarih boyu birçok Bulgar edebiyatçı
ziyaret etmiş, izlenimlerini eserlere dökmüşlerdir. Konstantin Konstantinov ve Angel Karaliyçev’in
öykü tadındaki seyahatname ve gezi notlarını Doç. Dr. Mira Duşkova ve Prof. Dr. Evdokiya Boriso-
va bizim için değerlendirdiler.
Filibeli Ahmed Hilmi Bey’e Aziz Nazmi Şakir-Taş’ın Bulgarca’ya çevirdiği “Âmâk-ı Hayâl”- in
Filibe tepelerenin neresine düştüğünü ve çağdaş okurun gönlünü nasıl çeleceğini anlatan yazısıyla
selam ediyoruz.
İyi okumalar...
Yorumlar
Henüz yorum yok.
Giriş veya Kayıt — yorum yazmak için.