1.

döndüm, dünyadan bir parça kıştı

sustu şiirler

bir martı serkeşliğinde rüzgâr

kapımda solgun bir dilenci yüzü

sessiz sedasız bir geceye düşmüş kalbime

birazdan döneceğim dedim, sular durdu

sustu şiirler

atışlarım durdu, zamana karşı koyamadım

şiiri terbiye eden çiçeklerle boğuştum

kadını terbiye eden zamanla, aybaşlarında

yine de zamanla ilgili sorular sordum

gölge gibiydim yansıyan, kaybolmayan gölge

serçeler koşuldu bir çift

aşkın izine

birazdan geleceğim

bu sahiden söylediğim en yakın söz.

2.

ceplerimde bilinmeyen adreslerle

kurutulmuş kelebekler canlanır

sözcükler yakanda yaralara akar

isyanımız çiçeksiz geçirdiğimiz bahara

kuşlar nasıl bir güzelliktir sana

saçlarındır, saçlarımın dibidir

parmaklarını kemiren aç kurt.

3.

anıların ki bir ömür boyu öfke

hep içimizde en öfke taşımakla ünlüyüz

tütünler boyverip, gelince soframıza

hepimiz parmak kaldırıp birden sayıyoruz

biz tütün içeceğiz, sizin olsun öfkeler

öfkelidir dumanı tütünlerinizin, eski de olsa biraz

yıldızlara kurulu sevdalara inat olsun

güneşe kapalı ellere

inat olsun diye yenilere

ucuz da olsa alıyorum bu iskeleyi

ey uyanan sözcükler

gelin köprü olalım rahat geçsin çocuklar.

4.

ölmek mi o hangi ülkenin kırları

çıplak avuçlarım eski tarih sayfalarının izlerinden karışık.

5.

soylu bakışıyla masmavi yağmurlara çocuk

çağırırken bizi geçtim gölgemi

ırmaklardan kopan su sesi, su şehri

ölümü ayırırken eşyalarımızdan

döndüm, bir parça kıştı dünyadan

hüzün, hırçın kokuyorsun bitirme beni

daha ayaklarını öpmeliyim insanlığın

uyanan sözcükler için

korkuları olmalıyım kış bitmeden

gözyaşlarımın, dayanılmaz isteklerimin

öcünü almalıyım