Göçünü almış tüm sevdikleri, ötesine dağların.

Yaşlı gözleri ufkunu süzüyor uzakların

Bakıyor doruğundan Rodopların,

Bir coşkun akan Karasu’ya,

Bir de çok çok uzaklara, Anadolu’ya…

Tükenmiş fitili, yanmıyor çakmağı

Cigarası sönmüş yarısına gelmeden

Fakat sönmemiş ateşi, yanar yüreği

Hep onları, gidenleri sayıklar.

Bir hasret ki sarar ruhunu duman duman

Zaten hep böyle tütün kokar ayrılıklar!

Ufka bakıp düşümde gördüm diyordu

“Doğusundan batısına kısrak başlı Anadolu’yu,

Göresim geldi dağını taşını, köyünü kentini…

Serinletmekte ulu bir çınarın gölgesi”

Hep böyle hasretle yürek yakar ayrılıklar!

Ayrılık sönmeyen bir alev gibi yanıyor yüreğinde

“Oğlum, kızım!” diyerek unutmuş gülmeyi de.

Damla damla yaşlar dökülürken bağrına

Bakar hasretle köpük köpük akan Karasu’ya.

Bir de çok çok uzaklara, Anadolu’ya…