Bu gece ansızın kapım çalındı.

Bir de baktım: Eski, sahipsiz dertlerim!

Üzgünüm, dedim,

Buyur edemem sizi içeri.

Bunu anlatırken ruhum rüzgârlı,

Mahmur gözlerim kaçamaktı.

Yıldızlarla mehtabın öpüştüğü saatlerde

Geri gönderdim eski dostlarımı.

GİDİŞİNLE

Denizi seyrederken kumsaldan

Bir çelme atıyorum

Seke seke yürüyüşüne.

İşte o an

Küp şekerine benzeyen

Umudum

Aleve çalan gülümsemende eriyor.

Güneş ufukları

Kırt kırt kırtlatmadan

Misafir geliyor migrenim

Oturuyor şakaklarıma.

GÜYSÜM BİLÂLOVA

PARLAYIP SÖNENLER

*

Hayat bir nehirse,

köprüden nereye geçiliyor?

*

Kâsede ham can erikleri –

yaz gecesinin yıldızlı gökyüzü.

*

Sıcaklığın beni sarsın istiyorum,

yanımdan geçerken.

Bana dokunmasan bile,

bana bakmasan bile...

*

Seher vakti

bıçakla kesilecek denli

koyu karanlık.

Gökkuşağı doğacak çok geçmeden -

çiçeklerden ve

kuş cıvıltılarından.

*

Denize düştüğümde

tutunamayacağım yılansın sen!

*

Bir duvardan geçebilirsin

ancak kapıyı kendin çarptıysan...