“Balkan dağlarında şafak sökerken bir

sabah usul usul yola çıkmışlar anayurda doğru göçmen kafileleri.”

Attila İLHAN

Onlar,

Yüzyılları omuzlamış

Hasta bir çınarın bitkin dalları.

Yıldırımlarda yanmış

Yağmurlarda yıkanmış.

Gözü dönmüş rüzgarların önünde

Kuş tüyleri örneği

Savrulmuş yaprakları.

Onlar,

Çağlara diz çöktürmüş

Bir kavmin torunları;

Bugün ne gözlerinde kıvanç,

Ne yarınlara inanç var.

Dönüyorlar yığın yığın perperişan

Bozgun sonrası bir ordu gibi.

Delik deşik onurları.

Onlar,

Ölüm kamplarında zulümle beslendiler,

Giydiler giysi diye en vahşi korkuları.

Her biri kendi kendinin bile yabancısı.

İçlerinde yer acısı, yar acısı, ırz acısı.

Sürü sürü sürüldüler, süründüler;

Ölümün buz nefesiyle dolu hep

Pusarık uykuları.

Onlar,

Öz çarmıhını taşıyanlar beraberinde,

Hallerinden belki tanrı da utanıyor.

Yangın yerleri tütüyor yüreklerinde

Yürekleri avuç avuç kor.

Onları anlamak da.

Anlatmak da zor.

(2017)